Köyümüzün İnsanları

Köyümüzün insanları
Kimi sinek kimi arı
Tek tek tanıyın onları
Ne ettiler neler oldu

Hamdi, Salman ağaları
Bizler görmedik onları
Geriye kalan malları
Oğulları satar oldu

Şu Kekeç Mehmet efendi
İyi bir insanmış kendi
Yaktığı ocaklar söndü
Şimdi baykuş öter oldu

Köyün esnafı bakkalı
Musa, Kör Haydo, Cin Ali
Şimdi yurtlarında çalı
Hoyrat hoyrat biter oldu

Kemikçi Battal rahattı
Rakı, tütün şarap sattı
Yaz kış hep dükkanda yattı
Bolca para tutar oldu

Hoşsohbetti Derviş Ali
Gerçekleri derdi dili
Kurudu dalında gülü
Diktği bağ heder oldu

Bekâr Emmi hoş adamdı
Konu komşuya yârdı
Sevdiği bir şarap vardı
Kadeh kadeh atar oldu

Hasan Tahsin işin bildi
Yokluğun bağrını deldi
Kalkıp Almanyaya geldi
Son deminde gezer oldu

Cici Emmim çok dolaştı
Geçim derdiyle dalaştı
Mülayimdi ağırbaştı
Oğlu ona keder oldu

Birde Ahmet Emmim vardı
Sanki Dünya ona dardı
Hocaydı ve bahcivandı
Çile çeken peder oldu

İbrahim Işık kırbaştı
Çavuş oldu çok dolaştı
Sessizce gedikten aştı
Aramızdan gider oldu

Kötü Musto şakacıydı
Avradı Güşe Bacıydı
Zengin idi davarcıydı
Koyun kuzu satar oldu
 

 

Bir İbrahim Çavuş vardı
Pınarbaşı´ndaydı yurdu
Köye kooperatif kurdu
Kervanlara katar oldu

Muhtar Ahmet ufak boylu
Mayası pak, Asil soylu
Gardaşıydı Arapoğlu
Aşağ Tenci diyar oldu

Tenci´de biri daha var
Ak sakallı Pir ihtiyar
Hüseyin Dededir serdar
Gönlümüzde yatar oldu

Sami İlhan ile içtik
Diken ekip güller biçtik
Meclisi mebusan seçtik
Yaşamadı gider oldu

Mustafa Baba şıh oldu
Aradı kısmetin buldu
Trenin altında kaldı
Kanı hata akar oldu

İlâhi Toprak Cümiye
Beş on liraydı yövmiye
Binmeden gitti gemiye
Sinesini yakar oldu

Cırıl Cafar candan bıktı
Tutuk aya tüfek sıktı
Felek yuvasını yıktı
Per perişan beter oldu

Harmanda hep ava gitti
Yaşı yüzyirmye yetti
Sakalında siyah bitti
Gören sandı sakar oldu

Caman´ın Veli Polat´tı
Koç oldu koyakta yattı
Avratlar aldı bıraktı
Gönlünde hep bahar oldu

Daha nice canlar öldü
Kimi ağladı kimi güldü
Sıra kalanlara geldi
Onlar neler eder oldu

Yılmaz İlhan köy muhtarı
İkiye böldü katarı
Mühürünün anahtarı
Her kapıyı açar oldu

Güvercin´ne yâr tamburdu
Mızrabı bağrına vurdu
Hızar atölyesi kurdu
Tahta tomruk biçer oldu
 

 

Vartan Avadis´le gezdi
Kurnazca her şeyi sezdi
Çekiçle demir ezdi
Şekil verip satar oldu

Süleyman Çavuş söz eri
Canlı tarih gibi seri
Bilinmez toplumda yeri
Güneş gibi batar oldu

Kör Hüsoğun Ali hastır
Her cinsten insana dosttur
Babasından almış destur
Bacası hep tüter oldu

Kara Maça, Maççık Mehmet
Çektikleri bolca zahmet
Eli deyneklinin Ahmet
Şehirlere göçer oldu

Zülfikar Dedeye nazar
Kâzım Dede name yazar
Bedestan´da eder Pazar
Lâlü gevher sasatar oldu

Seyfi Koryürek muallim
Gezmiş, görmüş çağdaş âlim
Şu gurbet denilen zalim
İlden ile atar oldu

Matem´in yüzü gülmedi
Neşe muhabbet bilmedi
Söze sohbete gemedi
Dut dibinde yatar oldu

Hasan Babanın Hüseyin
Kahvecisi idi köyün
Günde en az üç beş öğün
Bolca küfür eder oldu

Kimi kavruldu yağına
Kimi ters düştü çağına
Kimi küstü ocağına
Kimileri içer oldu

Köyün çeşitli insanı
Yazdırdı böyle destanı
Sonra yazarım kalanı
Artık zaman geçer oldu

Güvercin´im darılmak yok
Üzülmek yok kırılmak yok
Aramaktan yorulmak yok
Dost düşmanı seçer oldu
 

İhsan Güvercin